Aşkın Psikolojisi

Aşk neredeyse hayatımızın her alanında. O kadar çok bu konu hakkında şeyler söylenmiş, müzikler yapılmış, filmler çekilmiş ki bu durum aslında aşkın hayatımızda ne kadar büyük bir yer kapladığını ispat eder niteliktedir. Bir çok insan ya aşkı bekliyor, ya aşkın içinde onun rüzgarına kapılmış uçuyor ya da yere çakılmış durumda ve ya aşk acısı çekmekte. Aşkın Psikolojisi başlığı altında bu konuyu derinlemesine inceleyeceğiz.

Başlayalım.

Aşk birçok insanın hayatına en az bir sefer uğramıştır diye düşünüyorum. Peki aşk bu kadar çok yaygınken, bu kadar çok hayatımızı etkiliyorken nasıl başlıyor bu aşk süreci?

Aşkın nasıl başladığına ilişkin bir çok araştırma var. Bu işin psikolojik altyapısından tutun, biyolojik alt yapısına kadar birçok sebebi ve etkeni olduğu söyleniyor. Biraz daha işin psikoloji kısmından bahsedeceğim.

Aşk, aslında çocukluktan itibaren şekillenen bir durum; aşka bakış açımız ya da bu konudaki beklentilerimiz içinde bulunduğumuz aile ortamıyla birlikte şekillenmeye başlıyor. Anne ve babanız hayatınızda önemli bir yer kaplıyor. Bir kadın için belki babası, bir erkek için belki annesi onun hayata bakış açısını şekillendiriyor. Bu durum “Oluşan şablonlar” olarak adlandırılabilir. Anne-baba ilişkileri, çevre ilişkileri, aile ilişkileri ile beraber zihnimizde belirli şablonlar oluşuyor. Bu şablonlar öyle bir hale geliyor ki; o şablonlara uygun erkek ya da kadın aramaya başlıyoruz.

Bir kadını ya da erkeği bizim için çekici yapan unsurların bir çoğu bu şablonlara göre belirleniyor. Peki bu şablonların farkında mıyız? Yani böyle bir şablona göre hareket ettiğimizin. Çoğu insan bu durumun farkında değil. Aşkı, hayatımızdaki tesadüfler olarak nitelendiriyoruz. Lakin hayatınıza gire ve çıkan kişileri bir gözünüzün önüne getirin. Şunun garantisini verebilirim; birçoğunun ortak noktası vardır. Belirli bir tema içinde toplanmış diyebiliriz. Mesela bir erkek çocuğun annesi dominant bir karaktere sahip olsun. Bu çocuk yetişkin olduğunda, bu kişinin hayatına aldığı kadın çoğunlukla dominant oluyor. Aşk konusunda pek tesadüf olmuyor. İnsanlar bir şekilde ailedeki yapıyı tekrar ediyor ya da tekrarlamak istiyorlar. Çünkü o kişi için orası güvenli bölge. Alışkın olduğu ilişki kötü bir ilişki de olsa, kişi çoğu zaman o tanıdık ilişkiyi arıyor. Peki başlangıçtan sonraki süreçte ne oluyor?

askin-gucu
Aşkın Gücü

Burada aslında aşk başlangıcı tek kişilik başlıyor. Bir düşünür diyor ki: “Aşk, bir kişinin sazan balığına benzediğini anlayana kadar geçen süredir.” Kişi, partneri için düşünüyor ki “Aradığımı buldum.” Hatalarını ve kusurlarını görmüyor. Sadece kafasındaki şablonu, kafasındaki şablonu karşısına giydiriyor. İşte ilk zamanlar o yüzden çok mutlu bir şekilde geçiyor. Göze inen perde ne kadar kalınsa, ilişkinin geleceğine dair sorunların ihtimali o kadar çok artıyor.

Çoğu zaman aşkı “Ben” leri feda ederek “Biz” olmak olarak görüyoruz. Ama böyle olduğu zaman aşk çok “Benmerkezcil” duruma giriyor. Aşk aslında benleri de koyarak “Ben benim, sen sensin. Lakin ikimiz birbirimize zenginlik katarak, birbirimizin sınırlarını ve kişiliklerini kabul ederek biz olursak iş o zaman sevgiye dönüşüyor.” Hep denir ya aşkın ömrü iki yıldır. Hakikaten de iki yıl bile sürmüyor çoğu zaman. Önemli olan aşkı sevgiye dönüştürebilmekte. Aşk, o an tadının farkına varılmayan ama güzelce demlenince ortaya böyle tavşan kanı gibi, tadına doyum olmayacak bir çay ortaya çıkar. Aşkı sevgiye dönüştürebilirseniz bu iş ömürlük olur.

Aşkın Psikolojisi adlı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

2 thoughts on “Aşkın Psikolojisi

  1. Aslında sizin “şablon” diye tanımladığınız olgu çoğu zaman aşkın bitmesinin yegane sebebi oluveriyor. Bir deyim vardır “takke düştü kel göründü” diye. O misal.. Başka birisini oynamak zor geliyor bir noktadan sonra o yüzden “kendin olmak” uzun vadeli ilişkilerin en önemli ilkesi.

  2. Yazının sonlarında yazdığınız her şeye muazzam bir şekilde katılıyorum. Harika bir iş çıkarmışsınız. Hatta bence aşkın ömrü 2 yıl değil 1 yıl veya daha azdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir