Bilgiyi Değerli Kılan Nedir?

Değerli bilginin ne olduğuna nasıl karar verirsiniz? Her yazarın değeri sizin için aynı mıdır? Elbette yanıt “hayır”, bunu herkes bilir. Lakin insanlara, okuduklarının değerli bilgi olup olmadığına nasıl karar verdiklerini soracak olursanız oldukça saçma yanıtlar alırsınız. Bilgiyi Değerli Kılan Nedir? sorusunu irdeleyelim.

Aslına bakarsanız bir bayan bir seferinde bana okuduklarının geçerliliğini bilginin nasıl dengelendiğine bakarak değerlendirdiğini söylemişti. Yani yazar, iddialarını tek taraflı olmadan yazdıysa o zaman o içeriğin güvenli ve değerli olduğuna karar veriyordu. Bu da oldukça saçma. Çünkü o kadının inancına göre bir kişi savunduğu konu hakkında kesinlikle kendinden eminse o zaman o kişinin iddialarını güvenilir buluyordu.

Bir başkası da internet sitesinin profesyonel görünüp görünmediğine bakarmış. Bu da epey saçma ve insanı yanlış yollara sürükleyebilir. Bir kişi su altı bomba timindeyken hareket edilen bilgi, ölümle yaşamı ayırırdı. O kişi okuduklarına ve duyduklarına doğru kıymeti biçmeyi orada öğrenmiş.

Her okuduğunuzda veya dinlediğinizde herkeste ilk bakmanız gereken şey, bu kişilerin kendi inançlarından mı, yoksa kanıtlanabilir gerçeklerden mi bahsediyor olduklarıdır. Yoksa bu kişilerin sözüne kanıp, hayatınızı onların kanıtlanabilir gerçekler gibi sunduğu kendi inançlarına göre yönlendirme hatasına düşebilirsiniz. Sizi yanlış yönlendirebilecek anlatımlara karşı tetikte olmalısınız.

Size muhtemelen anlatacağım en güçlü konsept, üç çeşit yazar ve içeriğin var olduğudur. Bu arada yazar derken hem sözlü hem yazılı anlatım sahiplerini kastediyorum. İşte üç tür yazarlar şunlardır: Hiç yapmamış olanlar, yapmış ve başarısız olmuş olanlar, yapmış ve başarmış olanlar.

İlk yazar tipi asla yapmadığı bir şeyden bahsetmektedir. Televizyon spikerleri, gazeteciler ve dergi yazarları, bahsettikleri şeyleri nadiren gerçekleştirmişlerdir. Eğer böyle kulaktan dolma bilgiler alınırsa dışarıdan bakan çoğu avukat, ebeveyn, öğretmen; yapmadıkları şeyler üzerine öğüt verirler. Kitapçılardaki çoğu kitap, ne dediklerini bilmeyen yazarların yazılarıyla doludur. Bu konuda yazabilir ya da konuşabilirler ama gerçekleştirip başarılı olamazlar. Tavsiyeleri, başkalarından duyduklarına dayalıdır ve çoğunlukla yanlıştır. Ayrıca medyadan duyduklarını durmadan tekrar ederek sorunu iyice büyütürler. Yani bahsettiklerini yapamayan insanların iki yüzü vardır. Bu konuda bilgili olduklarını sanarlar. Bahsettiklerini asla yapmamış yazarlar veya asla başarılı olamamışlar, konuya asla gereken önemi veremezler. Bu tip yazarları konudan az ya da çok sapmış olmalarından tanıyabilirsiniz.

İki numaralı yazar tipi, bahsettiği şeyi yaparken başarısız olanlardır. Birisi bir konuda başarısız olduğunda, bu konuya ve başarılı olanlara karşı eleştirel bir tavır takınması doğaldır. Bir şeye karşı eleştirel tavır takınan bir kişi de, bir hata arıyor demektir. Neden? Çünkü bu konuda onlar için anlaşılmaz bir gizem içeren bir şey vardır. Bu yüzden kendilerini yetersiz hissederler. Demek ki anlayamadıkları bir husus olmuştur ve asla da anlayamadan bu işten vazgeçmiş gitmişlerdir.

Bir emlak yatırımcısı olmak isteyip, başaramamış birini ele alalım. Bu işten her bahsettiğinde tüm olumsuz görüşlerini ortaya koyacaktır. Emlakçılıkta yanlış ve zor olan şeylerin altını çizip duracaktır. Neden mi? Çünkü bu konuda başarısız olmuştur ve başarılı emlakçılar, onun yetersizliğini yüzüne vurmaktadır. En büyük kabusu, emlak yatırımında başarılı olan insanlardır. Bu olumsuzlukla neden başarısız olduğunu bilmez.

Bir uyarı: Her konuda, başarılı olan kişilerden çok daha fazlası başarısız olur, vazgeçip çıkar. Yani, araştırdığınız bilgi hakkında olumludan çok olumsuz bilgiyle karşılaşırsınız.

Bahsettikleri şeyden vazgeçmiş olan yazarların tavsiyesine güvenmeyin. Kendi başarısız oldukları konuda sizin de başarmanızı istemezler. Başkalarının başarısı, onların sadece başarısızlığını kanıtlar. Sizi sadece korumak istediklerini iddia edebilirler ama gerçekte başarınıza engel olarak, o başarısızlık hissinden kendilerini korumaya çalışıyorlardır.

Üçüncü tip yazarlar, bahsettikleri şeyde başarıyı yakalamış kişilerdir. Bahsettiği şeyde başarılı olmuş bir yazar, sizin için çok değerlidir. Tavsiyeleri de dinlemeye değerdir. Konuda neyin önemli neyin önemsiz olduğunu bilirler. Eğer bir veya ikinci tip yazarlardan sizi ilgilendiren bir şey duyarsanız üçüncü tip yazardan bunu size açıklamasını isteyin. Bilgiyi size mantıklı bir şekilde kategorize edebileceklerdir.

Lütfen bir konuda “eğitim almış” bir kişiyle, bu konuda başarılı olmuş bir kişi arasında büyük fark olduğunu unutmayın.

Bir kişinin bir konuyu çalışmış olması ya da aynı şeyi yirmi yıldır yapması, bunu başarılı bir şekilde gerçekleştirecekler anlamına gelmez. Bir güzellik uzmanı, saçı istediği kadar çalışsın, bu müşterinin hoşuna gidecek bir saç kesimi yapacağı anlamına gelmez. Bir psikiyatrist, hocalarını dinlemiş ve gereken ders kitaplarını okumuş olabilir, konu hakkındaki uzmanlık sınavını bile geçmiş olabilir. Peki bir başkasının sorunlarını iyileştirebilir mi? Yapamazsa, onun tavsiyelerine güvenmeyin.

Konu hakkında eğitim almış bir kişi, sadece bir öğrenci olabileceğini kanıtlamıştır. Bu konuda başarılı bir performans gösterebileceğini kanıtlamamıştır. Araştırmanız sırasında güvenmeniz gereken kişi, arzuladığınız sonuçları elde edebilmiş olan kişidir. Başarmak istiyorsanız, başarılı kişilerden tavsiye alın.

Sonuç olarak, meslek hayatında verilmesi en kolay tavsiye türü, “sakın yapmayın”dır. Para konusunda da şu öneriyi unutmayın: Kaybedebileceğiniz en fazla miktar, asla kazanamayacağınız miktardır. Yılda 1 milyon $ yapabileceğiniz ve birkaç bin $’lık yatırım gerektiren bir iş arıyorsunuz diyelim. Araştırdığınız işte, bu miktarı kazanabilen insanlar da var. Bir tanıdığınız size “sakın yapma” diyor. Sizde yapmıyorsunuz. Bir kaç bin $ kurtardığınızı düşünebilirsiniz ama aslında bir 1 milyon $ kaybettiniz.

Bilgiyi Değerli Kılan Nedir? yazısının sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

4 thoughts on “Bilgiyi Değerli Kılan Nedir?

  1. Bilgiyi değerli kılan çok önemli bir yere değinmek istiyorum. Bilgi zamanla değişebileceği için değerli kılınan şeyde zaman kavramının payının büyük olduğunu, öğrenilen bilginin belli zaman sonra unutulmaması gerektigi için yeniden zaman kavramı çerçevesinde değerlendirilmesidir.

  2. Çağımızın belki de en kıymetli madeni “Bilgi”. Doğru kullanımı ile sahip olabileceklerimizin belki de sınırı yok. Büyük şirketlerin şuan peşinde olduğu kişisel bilgilerimizde bu madenler arasında sayılabilir. Belki de bilgiyi değerli kılan şey insanın sahip olduğu “Hakim olma” içgüdüsüdür.

  3. Bilgiyi değerli kılan şey bilmemektir. Herkes her şeyi nasıl bilebilir ki? başkası bilince de ona değer veririz hatta. Bilgiye aç olmamız lazım, bilgiye can atmamız lazım.

  4. Aslında bilgi her zaman kıymetliydi ama insanoğlu değerini yeni yen anladı. Gerçek bilgiyle yalan bilgiyi ayırt etmeyi öğrendiğimiz sürece sırra yaklaşırız. Dünyada o kadar boş işlerle uğraşılıyor ki, buluşların çoğu 100-200 sene içerisinde bulundu o yüzden.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir