Eleştiriler Karşısında Ne Yapmalıyız

Birisi seni eleştirdiğinde canın sıkılıyor, moralin bozuluyor ve çok öfkeleniyorsun. Peki sizi sinirlendiren şey karşı tarafın söyledikleri mi gerçekte? Eleştiriler Karşısında Ne Yapmalıyız başlığı altında konunun detaylarına ineceğiz.

Sizi tek bir kişi sinirlendirebilir, o da sizden başkası değildir. Hepimiz günlük hayatta belirli bir doz eleştiriye maruz kalıyoruz. Bazı insanlar bu eleştirileri pek umursamazken, bazıları ise hayatı kendine zindan edebiliyor. Sizde ikinci profile uyuyorsanız dikkat etmeniz gereken ipuçlarını söyleyeceğiz.

İlk olarak dikkat etmeniz gereken şey eleştiren kişinin sizin için ne ifade ettiği. Yolda yürürken birisi size çarpsa ve size “Ne aptal insansın kardeşim!” dese eve gidip ben aptal mıyım diye düşünür müsünüz? Bu durumla karşılaşan çoğu kişi düşünmez. Çünkü o kişi tanımadığı sıradan birisi. Bu düşünceyi hayatınızda da uygulamanız lazım.

Herkesin merkezde kendisinin olduğu bir daireye sahiptir. Bu daireden hemen sonraki dairede ise en yakın oldukları insanlar yer alır. Bu olay daireler çizildikçe devam eder ve daire genişledikçe samimiyet seviyesi ve sizi tanıma seviyesi azalır. Sizi eleştiren kişi bu dairelerin neresinde?

Eleştiriye maruz kalındığında en sık yapılan hatalardan birisi olayı kişiselleştirmektir. Çevrende sana yönelik duyduğun her eleştiriyi ciddiye alırsan bu durumla baş etmen biraz zor olabilir. Çünkü eleştirilerin bazıları belki seni kıskandıkları için, belki de sende olup da onda olmayan şeylere sahip olduğun için seni eleştiriyorlar. Eleştiriye fazla maruz kalan, hayır diyemeyen, kendini ifade edemeyen, öz güvensiz bir yapıdaysan eleştirileri her zaman doğru kabul ediyorsun demektir. Lakin bu kısma bir filtre takmanız gerekir. Gelen her eleştiriyi varlığımıza dahil edersek bize virüs gibi zarar verir. Bir de şuna dikkat edin; birisi, başka birisi hakkında küçümseyici, aşağılayıcı konuşuyorsa genelde kendisinden bahsediyordur.

elestirilen-bakis-acisi
Eleştirilen Bakış Açısı

Eleştiri aldığında iki ihtimal vardır: Ya yaptığı eleştiri doğrudur, ya da yanlıştır. Eğer yanlışsa zaten problem yoktur. Doğruysa da şunu bilmeniz önemli: kimse sizden mükemmel olmanızı beklemiyor. Herkes gibi sizde hata yapabilirsiniz. Önemli olan hatanızı anlayıp, kendinizi geliştirmeniz. Eleştiri karşısında yapılması gereken aslında bu kadar basit ama bunu içselleştirmek, biraz emek istiyor.

Yapılan her eleştiri kötü niyetli değildir. Bazen bizi geliştirmek için, hatamızı düzeltmek için ya da bizi bir üst basamağa taşımak için olumlu ve yapıcı eleştiriler alabiliriz. Birisi size bir konu üzerinde çok kötü olduğunuzu söylediğinde ona “hangi konuda yetersiz olduğunuzu, sizden ne yapmanızı istediğini” gibi durumları sorarsanız hem o eleştirinin nereye hitap ettiği ortaya çıkar hem de bundan sonrası için atacağınız adımlar sizin için netleşir.

Eleştiri karşısında uygulayabileceğiniz bir diğer teknikse eleştiriyi silahsızlaştırma. Birisinin size “İşe yaramazsın.” dediğini varsayalım. Siz de ona “Sen kendine bak! Ne biçim adamsın!” diye karşılık verdiğinizde savunmaya geçmiş olursunuz. Savunmaya geçtiğinizde ortada gerçek bir iletişim kalmıyor. Karşılıklı suçlamalarla neticelenmemiş bir durumla karşılaşılmış olunuyor. Bir de gece uyumadan önce “keşke şunları da deseydim” diye düşünüyorsunuz. O öfke, o eksik kalmışlık hissi içinizi kemirmeye başlıyor. Belki bir gün, belki bir hafta, belki bir ay sürenleri oluyor. O zaman şunu düşünmek gerekiyor: hayatınızda pekte önemi olmayan biri, hayatınızın bir kaç gününü işgal ediyor. Baştan yapılması gereken önceden anlattığımız tekniklerin uygulanması ama bir yandan da hala bir suçlama gayreti varsa karşı tarafta, o zaman savunmaya geçmeden yapmanız gereken şey sizden ne beklediğini sormak. Bunu sorduğunuz da karşı taraf mümkün olduğu kadar yapıcı olmak zorunda kalacaktır. Ya da bir şekilde kötü niyetini itiraf edecektir.

Eleştiriler Karşısında Ne Yapmalıyız adlı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

One thought on “Eleştiriler Karşısında Ne Yapmalıyız

  1. Durum kanımca şöyle oluyor; yaptığımız işte bir sürü sorunlar engeller ve olayın kendine özgü detayları ile boğuşuyoruz. Dolayısı ile ne yaparsak yapalım o an için yaptığımız şeyi kimse bizden iyi bilemez düşüncesine giriyoruz. Birisi çıkıp yüzeysel bir eleştiri getirdiği zaman cinnet geçirme moduna girişimiz birazdan burdan kaynaklanıyor 😀

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir