Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı

Dostlarımdan biri bana sık sık ailesinin geçmişte nasıl yoksulluk içinde yaşadığını, çocukluğunun ve gençliğinin ne kadar zorlu şartlarda geçtiğini, hatta arkasında duran kimse olmadığı için üniversiteyi kazanamadığını anlattı. Yakın zamanda da eğitimsiz ve işsiz olduğu için maddi durumunun kötü olduğunu, birileri keşke ona yardım etseydi şimdi çok daha iyi bir durumda olacağını söyledi. Bir arkadaşımda aynı durumdan muzdarip olduğunu ama yaşadığı bu zorlukların kendisini olgunlaştırdığını, kendine güvenen bir adam olmasını sağladığını ve şuandaki bulunduğu iyi konumu, yaşadığı zorluklara borçlu olduğunu söyler. Peki bu farklılığın sebebi nedir? Etkili insanların 7 alışkanlığı başlığı altında sizlere detayları anlatacağım.

Başlayalım.

Proaktif Olmak

Bİrinci arkadaşım gibi insanlar reaktif insanlardır. Onlar daima kontrol edemeyecekleri, yönetemeyecekleri şeylere odaklanır ve her zaman her şeyden şikayet ederler.

İkinci arkadaşım ise proaktif bir insandır. Bu tarz insanlar kendilerinin idare edebileceği ve değiştirebileceği şeylere odaklanır.

İnsanın kendine “Bu durumu değiştirmek için ne yapabilirim?” sorusunu sorması çok zordur. Neden biliyor musunuz? Çünkü bu sorunun cevabı olarak düşünecekleri şeyleri gerçekleştirmek uzun süren zahmet, azim ve uykusuz geceler gerektirecek. Beynimiz de her zaman en rahat şeylere odaklandığı için bir çoğumuz böyle bir zahmetten korkar, etrafındaki insan ve sebeplerden şikayet eder, başarının çabaya bağlı olduğunu unuturuz.

Hangi sonuca ulaşmak istediğini önceden düşünmek

Kendi cenazeniz de tabutunuzun önünde durduğunuzu ve eşinizin tabutunuzun yanında ağladığını düşünün. “Ben çok iyi bir eştim.” demeyi hepiniz isterdiniz değil mi? Peki öyleyse neden bir çoğumuz işten eve geldiğimizde eşimizle güler yüzle değil de sinirli ve negatif bir şekilde konuşuyoruz? Ya da toplum için çok değerli biriydim, insanlara çok yararım dokundu demek ister miydiniz? Niyetiniz öyleyse kendinizle ilgili böyle şeyleri söylemeyi hak edecek bir şeyler yapıyor musunuz? Yoksa başarısızlığa uğramaktan korktuğunuz için büyük adımlar atmaya cesaretiniz yok mu? Çoğu kişi gibi sizde ortalama bir yaşam mı sürüyorsunuz? Başarılı insanların ikinci özelliği bir şeyi yapmaya başlarken hangi sonuçlara ulaşmak istediğini önceden düşünmeleridir.

sonucu-onceden-dusun
Sonucu Önceden Düşün

Kendisi için önemli şeyleri öncelik yapmak

Sizin için hayatta en önemli şeyler nelerdir? Eminim çoğunuzun cevabı sağlığım,ilişkilerim, ailem gibi cevaplar olacaktır. Gidipte televizyon izlemek, saatlerce İnstagram ve Twitter‘daki paylaşımları okumak veya resimlerimi beğendiler mi diye zamanınızı öldürdüğünüzü söylemeyeceksiniz değil mi? Peki hangimiz sağlığımızı korumaya aile ilişkilerimizi geliştirmeye televizyon, sosyal medya için harcadığımız zamandan daha çok vakit harcıyoruz. Hayatınız için önemli olan şeylere daha çok zaman ayırın. Eğer yaptığınız iş sizin amaçlarınıza ve hayallerinize hizmet etmiyorsa ona zaman ayırmayın. Zaman paradan kat ve kat daha değerlidir.

Kazan-kazan prensibi

Bir kafenizin olduğunu hayal edin. Sizin ve benim 1000 kişilik daimi müşterilerimiz olsun. Birlikte konuşup, anlaşıyoruz ve müşterilerimize birbirimizin broşürlerini dağıtıyoruz. Sonuç olarak müşteri sayımız artmış oluyor. Ama ben sizle anlaşmayıp sizin kafenizi sosyal medyadan kötüleseydim müşteri kaybedecektiniz ve siz de benim kafemi kötüleyecektiniz. Bu durumdan iki tarafta zararlı çıkacaktı. Başarılı insanlar iki tarafında kazanmasını tercih ederler.

Faydalı ol ki fayda göresin

Diyelim ki bir kitap yazdım ve onu size satmak istiyorum. “Ne olursun bu kitabı alın. Aylarca bu kitabın üzerinde çalıştım. Kitabı bitirebilmek için gecemi gündüzüme kattım.” desem sizin için bir anlam ifade eder mi? Başka bir şeye harcayabileceğin parayı sırf ben uğraştım diye niye kitabımı almak için harcayasın ki? Sizin için önemli olan benim kitap için ne kadar çalıştığım değil, sizin bu kitaptan ne kazanacağınızdır.

Sinerji Yaratma

İki kişi bir ağaçtan meyve toplamak istiyorsunuz. İkinizin de boyu meyvelere yetişmiyor. Bu durumda el ele verip güçlerinizi birleştirmezseniz eve eli boş dönmek zorunda kalacaksınız. Bu birliktelik durumuna sinerji denir. Diyelim ki benim tasarımla ilgili herhangi bir bilgi ve tecrübem yok. Uzman bir tasarımcı olmak için senelerimi harcamak yerine takımıma 10 sene deneyimli bir tasarımcıyı almam daha mantıklı. Yani bizden farklı bilgi ve becerilere sahip insanlarla bir araya gelip onlarla iş yapabilme imkanımız sınırsızdır.

Testereyi bileyerek işe başlamak

Adamın biri saatlerce bir ağacı testereyle kesmeye çalışıyormuş. Adamı gören komşusu demiş ki: “Testereni bilersen ağacı daha kısa sürede kesersin.” Adam da: “Testereyi bilemem bayağa zaman alır.” demiş. Bu olayda sık sık yaşadığımız durumun bir örneği aslında. Her gün spor yapmak ve böylece daha sağlıklı ve enerjik olmak için kendimize günde yarım saati bile çok görüyoruz. Sonuç olarak vücudumuz o kadar hantallaşıyor ki kalkıp kendimize çay koymayı bile bir zahmet olarak düşünüyoruz. Biraz yaşlandığımızda ise neredeyse hiç hareket edemiyor ve bir başkasının yardımına muhtaç oluyoruz. Yada kendimizi geliştirmek için kitap okumaya her gün yalnızca 15 dakika ayıramıyoruz. Fakat instagram ve twitter da saatler geçiriyor ve saatlerce televizyon izliyoruz. Bu kadar tembelliğe rağmen bir de hayatımızdan şikayet ediyoruz.

Etkili insanların 7 alışkanlığı adlı yazının sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir