Fazla Fedakarlık

Bugün sizlere hayatımızda bazen karşılaştığımız ve bizi sıkıntıya sokan bir problemden bahsedeceğim. Problemin ismi “Fazla Fedakarlık“.

Genel anlamıyla fedakarlık, gerçekleşmesi istenen bir durum için ya da bir amaç için kişinin kendi çıkarlarından vazgeçmesidir. Peki fedakarlık kötü bir şey mi? Kesinlikle hayır. Özellikle günümüzde hep kendisini düşünen insanlara, narsistleşen bir topluma fedakarlık şifa gibi gelmektedir. Lakin sizlere işin bu kısmından bahsetmeyeceğim. Sizlere, aşırı fedakarlık yapmak zorundaymış gibi hisseden, ilişkilerini bunun üzerine kurgulayan insanlardan ve yaşadıkları zorluklardan bahsetmek istiyorum.

Bir kişi düşünün ki hayatını arkadaşlarına, dostlarına adamış. Onlar için istedikleri her şeyi yapmış. Etrafındakileri mutlu ettikçe kendini de mutlu hissediyor. Tabi etrafındaki insanlar da bu durumdan memnun. Niye memnun olmasınlar ki? Onlar için çırpınan birisi var. Lakin zaman geçtikçe kendisini mutsuz hissetmeye başlıyor. Bir gün akşam eve geldiğinde bakıyor ki bugüne kadar hep ondan diğerlerine gitmiş ama diğerlerinden ona gelene baktığında elleri boş. Bu insan ister istemez mutsuz bir ruh haline gitmeye başlıyor.

Bu insan modeli size tanıdık geldi mi? Belki kendinizi buldunuz, belki de tanıdığınız bir insanı çağrıştırdı size. Günlük hayatta bu tip insanlarla sıkça karşılaşıyoruz. Psikologlara kimse “Ben aşırı fedakarım.” diye gitmiyor. Kaygı bozukluğu, depresyon, panik atak gibi şikayetlerle psikologların kapısını çalıyorlar.

İçimizde bir fedakarlık enerjisi bulunmakta. Bir sermaye gibi. Biz bunu bol keseden herkese dağıtırsak, aynı fedakarlığı çevremizdekilerden göremezsek bir süre sonra içimiz kurumaya başlar. Eğer ki içimizdeki enerjiyi, varlığımızı, iyiliklerimizi ve güzelliklerimizi etrafa tamamen dağıtırsak kendimize hiçbir şey ayırmamış oluyoruz. Bu durum bir süre sonra insanı depresyona sokabilir ya da diğer ruhsal bozukluklara sebep olabilir.

iyilik
İyilik

Aşırı fedakar insanlar, dönem dönem aşırı fedakarlığın kendilerine zararlı olduğunun farkına varır. Lakin bir insan neden zararlı olduğunu düşündüğü bir davranışı ısrarla devam ettirir? Aslında bu durumun kontrol edemediğimiz, yönlendiremediğimiz bir kısmı var: Aşırı fedakar insanlar derinlerin de değersizlik ve sevgisizlik hislerini barındırır. Şöyle düşünürler: İnsanlara fazla değer gösterirsem, onlar için fazlaca fedakarlık yaparsam beni ancak böyle sevebilirler. Maalesef bu çabalar genelde değersizleştirilir ve istedikleri, tam tersi bir durumla sonuçlanır.

Gösterdiğimiz değeri, fedakarlığı anlayacak olan insanlara kontrollü bir şekilde verebilmek çok önemli. Şunu unutmayın: Eğer altını bir hurdacıya verirseniz size hurda fiyatı verecektir, bir kuyumcuya verirseniz size altının ederini verecektir.

Kendinizde aşırı fedakarlık olduğunu fark ettiyseniz çözüm için ilk adımı atmış oldunuz. Sonraki süreçte durumu değiştirmek adım adım mümkün olabiliyor ama bazı şeyler birden değişmiyor. Gereksiz yaptığımız fedakarlıkları tespit etmemiz lazım. Bunları yavaş yavaş azaltmaya dikkat etmek lazım. Bir de etrafınızdaki fedakarlık vampirlerini etrafınızdan uzaklaştırmanız gerekir.

Fazla Fedakarlık başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

One thought on “Fazla Fedakarlık

  1. İnsan doğası gereği “bencil” olduğu için fazla fedakarlık günün sonunda bize mutsuzluk olarak geri döner. Mutlu olmak için tamamen bencil olursanız bu defa da sosyal problemler baş gösterir. Doğru dengeyi bulmak gerek 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir