Karar Alma

Bugün ki değineceğim konu oldukça önemli. Hayatımızdaki en önemli konulardan bir tanesi. Yaşınız ister 20 olsun; üniversiteden yeni mezun olmuş olun, isterseniz yaşınız 50 olsun; çok tecrübeli ve önemli bir iş adamı olun. Hayattaki en önemli şey hepimiz için aynı: “Karar Alma

Karar vermek dediğim de aklınıza bir çok şey geliyor olabilir. Çünkü dünyadaki bütün eğitim sistemleri bize karar vermeyi değil, seçim yapmayı öğretiyor. Seçim ile karar vermek arasında dağlar kadar fark vardır. Seçim dediğimizde sanki kendimizi daha özgür, daha mantıklı zannediyoruz. Peki gerçekten de öyle mi?

seçim-yapmak
Seçim Yapmak

Seçim dediğimiz zaman alternatiflerimiz vardır. Bu bir çok alternatif arasından kendimizce en doğruyu seçerek hayatımızı belirleyebileceğimizi düşünürüz. Örnek vermek gerekirse: Çalıştığınızı düşünün. Çalışırken başka bir şirketten size bir teklif gelsin. Verdikleri maaşta şimdiki kazandığınız maaşınızın %20 daha fazlası. Mantığınız diyor ki: Çalışmandaki sebep zaten para kazanmak için değil mi? Teklifi hemen kabul et. Ama o sırada kalbinizden bir fikriyat yayılmaya başlıyor ve diyorsunuz ki: 4 yıldır burada çalışıyorum. O kadar emek verdim. Arkadaşlarımı, şirketimi çok seviyorum. Şimdi iki alternatifiniz var; Çalıştığınız şirket, yeni şirket. Acaba hangisi sizin için doğrusu?

Mantığımızın sesini dinlediğimizi varsayalım. Yeni işi kabul ettik ve işe başladık. Zaman içerisinde, bütün şirketlerde olduğu gibi bir problemle karşılaştınız. Müdürünüzü sevdiğiniz pek söylenemez. Sizi çok zorluyor, sıkıştırıyor. Bazen haksızlığa bile uğruyorsunuz. Böyle bir durumla karşılaştığınız da ilk aklınıza gelen şey ne olur? “Keşke gitmeseydim. Ne iyi bir müdürüm vardı. Beni çok iyi anlardı.” demez misiniz? Teklif geldiğinde o işi kabul etmek daha makul gözükse bile şuan için aklınızdan keşke orada kalsaydım cümlesi geçer. Bu düşünce sizin içinizi param parça eder, ikilik yaratır düşüncelerinizde. Akşam mutlu bir şekilde eve gidemezsiniz. Bu durum bir çoğunuzun başına geldi değil mi? Bu nokta da bir şeye karar vermeniz lazım. Yeni bir işe başlarken, kendi iş yerinizi açarken, şehir değiştirirken, evlenirken, sevgilinizden ayrılırken seçim mi yapıyorsunuz yoksa karar mı alıyorsunuz?

Seçim alternatiflerle gelir. Karar ise içsel bütünlüğünüzden gelir. Kalben, ruhen ve beynen, birlik ve bütünlük oluşturduğunuz da ancak o zaman karar alabilirsiniz. Bir teknik, bütünlük vardır. Bir problemle karşılaştığınız da arkasında durabilirsiniz. Ancak seçim yaptığınız da %70-%80′ sinizdir. Bir problemle karşılaştığınız da ne yazık ki onun arkasında duramazsınız, savaşamazsınız ve diğer alternatif farklılaşır. Düşünün evleneceksiniz. İki alternatifiniz var. Hangisini seçerseniz seçin artık evinizde iki kişi var. Ne zaman bir kavga olsa aklınıza her zaman diğer alternatif gelecek. “Keşke onunla evlenseydim” diye. Bunu durdurmanız lazım. Bu mutsuzluğu baştan halletmeniz lazım. Kendinize lider olmanız lazım. Peki bunu nasıl yapacaksınız? Hayatınızdan ikiliği kaldıracaksınız.

Karar Alma başlıklı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

One thought on “Karar Alma

  1. Örneğin bir seçim yapıp yapmamak veya seçim yapılacaksa hangisi olacağını belirlemek bile karar vermeye girer. Seçim çoğu zaman insanlara “dayatma” yapmak içinde kullanılır. Sanki sizi birşeye zorlamıyorlarmış gibi görünür ama arkasında dayatma vardır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir