Neden Not Tutmalıyız

Not defteri, görünmez düşünceleri görünür hale getiren müthiş bir araç. Elektrik akımının bir devreye yayılması gibi bazı kelimeler zihin ile temas ettiğinde farklı düşünceleri, hayalleri ya da uykuda olan diğer düşünceleri harekete geçirebilir. Bunun belki de en güzel örneği Psikiyatr Doktor Carl Gustav Jung’tur. Jung’un Türkiye de “Kırmızı Kitap” adıyla yayınlanan kitabı aslında bir not defteridir. Bu not defterinin içine yıllar içindeki hayallerini, rüyalarını, derin düşüncelerini, kendi ile konuşmalarını not etmiş. İçinde o kadar çok malzeme var ki anlattığına göre hayatı bir şekilde içine sıkıştırıp hepsinin özünü almaya başlamış ve kendi ifadesiyle yine bu not defteri sayesinde sadece günlük yaşantısını değil, gecelerini yani derin zihninde olan bitenleri de görme fırsatına sahip olmuş. Neden Not Tutmalıyız adlı yazımızda detaylara geçelim.

Elbette not tutmak için bir bilim insanı ya da doktor olmanıza gerek yok. Yine de bir defter tutmaya başladığınız da hayatınızda bir çok şeyi değiştirebilirsiniz. İşte bunlardan üç tanesi:

Kreatif fikirleri yakalamak için not defteri kullanabilirsiniz. Not defteri, içinde fikirleri yoğurduğunuz özel bir hamura benzer. Gün içinde yoğurduğunuz malzemeleri oraya atıyorsunuz. Sonrasında ise işlemeye başlıyorsunuz. Yazmadığınız düşünceleri nadiren tekrar hatırlarsınız eğer ki yoğun duygusallığa sahip değillerse. Bu sayede gün içinde bazı noktaları alabilir ve geri döndüğünüzde onları birleştirebilirsiniz. Eğer izlediyseniz Steve Jobs‘un Stanford konuşmasında kendisine kreatif insanların bu işi nasıl becerdikleri sorulduğunda kendisi bir cevap veremediğini söyler ve hemen ardından da kreatifliği geriye dönüp noktaları birleştirmek olarak anlatır. Konuşmasında tam olarak şunu söylüyor: “Tabi ki üniversitedeyken ileri doğru bakıp noktaları birleştirmek imkansızdı. Ama on yıl sonra geriye dönüp baktığımda çok netti.”

Bir not defteri, bir düşüncenin derinliğine inmenize yardımcı olabilir. Derin düşünmek, bir düşünce ile yüzeysel bir seviyede takılı kalmaktan biraz farklı. Bazı insanlar bir düşünceyi kafaya taktığında, yani sürekli tekrar ettiğinde onu derin düşündüğünü ya da fazla düşündüğünü söyler. Bu, daha çok kapısı olmayan koridorda gezinmeye benzer. Not defteri, bir düşünceyi alıp, onu bir soruya dönüştürmemize ve alternatifleri sıralamamıza yardımcı olur. Diyelim ki hayatınızda bir alanda zorlanıyorsunuz. Duygusal olarak, finansal olarak, kendinizle olan ilişkinizde.

duzenli-not-tutma
Düzenli Not Tutma

Bunu hemen bir soruya dönüştürüp defterinize yazın. Onunla ilgili o an neler yapabileceğinizi sıralayın. Duygu durumunuz değiştikçe aynı konuya farklı yönlerden bakmaya başlayacaksınız. Biliyoruz ki insanlar kederli, hüzünlü ya da mutsuz olduğunda bir şekilde durumu olduğundan daha kötü görür. Sanki seçenekler kısıtlı ya da neredeyse yokmuş gibi. Lakin kağıt üzerindeki aynı soruya farklı bir zamanda daha iyi hissederken yaklaştığınızda örneğin sabah ki sakin zihin durumuyla, durumu daha farklı değerlendirebiliyor zihin. Bu da biraz daha fazla özgürlük demek.

Bir başka kullanım alanı ise rutinler. Rutinleri hazır kalıplar olarak kabul ediyoruz ama bu rutinler tıpkı bilgisayardaki kod blokları gibi. Siz bir şeye tıklıyorsunuz ama arka planında ne olup bittiğini bilmiyorsunuz. Aynı şey çalışmanız veya diğer rutinleriniz içinde geçerli. Hayatınızda ayağınıza dolanan, başınıza bela olan alışkanlıklarınız ya da rutinleriniz varsa onları parçalara ayırıp yazın. Böylece onların akışına yakından bakabilir ve yavaşça müdahale edebilirsiniz.

Bu arada yazdıkça başlangıç noktanızdan uzaklaşabilir, yeni alanları keşfetmeye başlayabilirsiniz. Biliyoruz ki zihinde hiç bir fikir kendi başına var olamaz. Diğer fikirlerin ilişkilendirilmesiyle dev bir ağda yaşıyorlar. Düşünme sürecinde bizler bu ağa giriyoruz ve çoğu zaman orada yeterince gezinmeden çıkıyoruz. Not defteri o ağda nasıl gezindiğinizi anlamanıza yardımcı olur. Böylece kendinizi bir sorunla ilgili yazarken, birden bire farklı bir yere sıçrarken bulabilir, yeni bir alternatifi yazarken ortaya çıkarabilirsiniz.

Bir not defteri, hayatın yüzeyinin altında kendiliğinden işler hale gelen bu kalıpları fark etmenize ve eğer zarar verenler varsa onları değiştirmenize yardımcı olur. Bu sayede o otomatik kalıpları parçalayabilir, yerlerine daha sağlıklı ya da daha verimli kalıplar yerleştirebiliriz. Belki de bu işi en iyi yapanlardan birisi Bruce Lee. Bruce Lee Vakfı tarafından paylaşılan not defterinde Bruce Lee’nin öğrencilerinin isimlerini, öğrendikleri teknikleri, kendisine ilham veren şeyleri, programlarını, çalışma rutinlerini ve onları nasıl değiştirdiğini titizle yazdığını görürüz. Bu defterleri sürekli yanında taşır, her fırsatında tıpkı derin bir düşünür gibi defterlere eklemeler yapardı.

Neden Not Tutmalıyız adlı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

2 thoughts on “Neden Not Tutmalıyız

  1. Not tutma işlemini hiç böyle düşünmemiştim. Ama bakıldığında söz uçar yazı kalır sözünden ilerlersek bir fikri bir projeyi veyahutta bir düşünceyi unutmamak için not tutmak iyi bir fikir olabilir

  2. not tutmanın önemini bir daha güzelce anlamış oldum.ilk başta ne kadar zor gelse de sonradan yapacağımız işleri baya kolaylaştırıyor not tutmak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir