Sadelik

Şehzadeye sormuşlar: “İnsan nedir?” Şöyle cevap vermiş: “Birkaç damla kan, bin bir endişe.” Çağın anlam ve önemine çok uygun bir tanım. Her yanımız endişe ile kaplı çünkü. En büyük endişemiz ise daha çok gösteriş üzerine. Her sabah bir telaş ile başlayan dışarıya çıkma serüvenimiz bile üstümüze geçireceğimiz iki parça kıyafet için saatler harcamamıza neden oluyor. Oturduğumuz evler, kullandığımız eşyalar, hata duygularımız, ibadetlerimiz gösterişe kurban gidiyor. Artık, yaptıklarından çok bunları nasıl göstereceğini düşünen insanlar olduk. Bu da ister istemez her şeyin özünü bozuyor. Abartı ve gösteriş merakı, sahteliği ve karmaşayı tetikliyor. Oysa dünyanın ve insanın karmaşaya değil, sadeliğe ihtiyacı var. Bu başlık altında sadelik konusunu irdeleyeceğiz.

Sadelik, en yüksek gelişmişlik düzeyidir, demiş Leonardo Da Vinci. Çünkü sade olmak, yalınlıktır, yeterliliktir. Üstelik sadelik, insanı kendi hayatının ustası yapar. En çok müslümana yakışır ve en anlaşılır ifade ile Peygamberlerin hayat tarzında kendini bulur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) varlık içinde yaşamayı seçebilirdi ama o kulluğu, yani sadeliği seçti. Onun hayatı tabilik, incelik ve tevazu üzerineydi. O insanların en sadesi idi. Hal ve tavırlarıyla, sözleriyle, ibadetleriyle, kısaca tüm tercihleriyle.

Sadelik, orta yoldur. Kur-an’ı Kerim’de “Allah’ın (c.c) sana verdikleriyle ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma!” denilmiştir. Sizce sadelik insana kul olduğunu fark ettirir mi? Elbette ettirir. Çünkü sadelik alçakgönüllülüktür. Gösterişi terk etmektir. İhtiyacı görebilmektir. Kendini beğenmişliğin, iki yüzlülüğünde tersidir. Erdemlerin en şeffafı ve en zor rastlanalınalıdır. Yalandan dolandan arınmış, rafine ve şatafatsız bir yaşam sürmektir, dersek abartmış olmayız.

hayati-sade-yasamak
Hayatı Sade Yaşamak

Şimdi oturduğunuz yerden, bulunduğunuz ortama bir göz gezdirin. Etrafımızdakileri seçerken veya herhangi bir davranışı sergilerken nelere dikkat ediyoruz? Acaba gördüklerinizin ne kadarı gerekli? Ne kadarı uyumlu? Ne kadarı bir zevki ve sizi gerçekten yansıtıyor. Bunları biraz düşünelim. Cevabınızı duymuyorum ama sanırım biliyorum. Çünkü modern dünyanın rüzgarına kapılan herkes aynı durumda. Unutmayın, modern dünya sizden sadece tüketmenizi ister. Tüketimse sürekli yeni üretimi takip etmeyi gerektirir. İşte bu hız hepimize hata yaptırıyor. Karmaşa da burada başlıyor. Yapıp ettiklerimizi salim kafayla düşünmemize engel koyuyorlar. Bu, kasıtlı olarak yapılıyor. Zira, düşünen insan sorgular. Sorgulayan insansa bu düzenin pekte makbul saydığı biri değildir.

Sadelik, sizi bilinçli ve düşünceli biri yapar. Çünkü en karmaşık olan şeyi en basite indirgeme sanatıdır. Descartes, “Karmaşık şeylerin güzel olduğunu düşünmek, insanların ortak yanlışıdır.” der. Sadelik, kadim zamanlardan bu yana kıymetlidir. Hem madden hem manenen hayatımızı sadeleştirmek bizi daha duyarlı ve huzurlu kılar. Çünkü aynı zamanda düzenli bir hayatında anahtarıdır. İhtiyaç kadarıyla yetinilen her hayat ince ve sadedir. İnsan, neyin ihtiyaç neyin israf neyin zaruri neyin lüks olduğunu ayırt ederek hayatını sadeleştirebilir. İnsanın her türlü süs ve gösterişten uzak, üreterek, israf etmeden ve yardımlaşarak yaşayabilmesidir.

Aynı zamanda sağlıklı bir yaşamında göstergesidir. Bizi, stresli ve anlamsız koşuşturmalardan uzak tutar. Sadelik, mutluluktur, dengedir. Sadelikten yoksun bir tevazu, sahtedir. Çünkü sadelik erdemlerin hakikatidir. Sizi farklı görünme telaşından, hatta var olma kaygısından kurtarabilir. Kendini, gururunu, korkusunu unutmasıdır. Endişeye karşı rahatlık, kaygıya karşı sevinç, ciddiyete karşı hafiflik, kibre karşı hakikattir.

Şimdi yeniden düşünelim. Hayatımızı nasıl sadeleştirebiliriz acaba? Etrafımızı ve içimizi. Fazlalıklarımızı görebilmek için kalp gözüyle bakmayı deneyelim.

Sadelik adlı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

One thought on “Sadelik

  1. Sadelik gerçekten de günümüzde sorun oluşturabilir bir durum gibi gözüküyor. Örneğin bir davete gidildiğinde sade giyinmek yerine süslenmeler ve abartılı giyinmek gerektiğini düşünüyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir