Sıkıntılardan Kurtulmak

Günlük yaşantı da bir çok konuda endişeye endişeye sahibiz. Ya işi düzgün yapamazsam, ya iş görüşmem iyi geçmezse gibi. Soğukkanlı davranmanızı ve duygularınızı yönetmenizi sağlayacak yolu sıkıntılardan kurtulmak konu başlığı altında detaylıca anlatacağım.

Başlayalım.

Endişelerimin üstesinden gelmem de şimdiye kadar okuduğum ve incelediğim kitapların bana çok katkısı oldu. En önemlisi ise Dale Carnegie‘nin “Üzüntüyü bırak, yaşamaya bak” isimli kitabıdır. Hiç dikkat ettiniz mi? Endişe ve kaygıların bir çoğu ya geçmiş yada gelecekle ilgili. Endişeler ve üzüntüler geçmişle özellikle de yaşanılan pişmanlıklarla ilgili olabilir. Ya da geleceğe karamsar yaklaşmakla. Şu anı yaşamayı alışkanlık haline nasıl getirebiliriz ile ilgili genelde düşünülmez. Sizlere Dale Carnegie’nin endişelenmeyi bırakmak için önerdiği altın kuralları paylaşacağım.

sorunlara-cozum-uret
Sorunlara çözüm üret

Carnegie’ye göre endişe duyduğunuz şeylerden doğabilecek en kötü sonuç, sizin düşündüğünüz kadar kötü ve hayatınızı mahvedebilecek derecede olmayacak. Eğer endişeleriniz günlük hayatınızı engelliyorsa kendinize şu soruyu sormalısınız: Korktuğum şey gerçekleşirse en kötü ne olabilir? Bu soruyu yanıtladığınız da en kötü sonuç nihayetlenmiş olur ve onu kabul edersiniz. Hayatınızın kaldığınız yerden devam edeceğinin farkına varmış olursunuz. Eğer endişe ve üzüntünüz geçmiş ile ilgili ise o zaman geçmişin isminin boşuna GEÇMİŞ olmadığını hatırlayın. Geçmişte olanlar geçmiş ve bitmiştir. Değiştirebilme imkanınız yoktur. Üzülmeniz anlamsız ve mantıksızdır.

Carnegie’ye göre ikinci önemli öneriyse şöyle: “birine bir iyilik yaptığınız zaman karşılığında hiç bir zaman teşekkür beklemeyin.” Yaptığınız iyilik karşısında iyilik beklediğiniz sürece yaptığınızdan hiç bir zaman tatmin olmazsınız. Belki de geceleri bu konu yüzünden sinirden uyuyamayacaksınız. Diyelim ki birinin zor gününde maddi veya manevi destek oldunuz ve o zor durumdan kurtulmasına yardımcı oldunuz. Eğer bunun karşılığında bir şey beklerseniz yarın bir gün sizin yardıma ihtiyacınız olduğunda ve o kişi size yardımcı olmadığında üzüleceksiniz. Yaşadığınız pişmanlık hissi zor olan durumunuzu daha da ağırlaştıracaktır. Karşılık beklenmeden yapılan iyilik ile çok daha mutlu hissedeceksiniz.

Carnegie’nin üçüncü önerisiyse şöyle: “Hiç kimseden nefret etmeyin, düşmanınızdan bile.” Birisine nefret duyduğunuzda o kişiye en değerli varlıklarınızı hediye etmiş olursunuz. Uykusuz gecelerde uykunuzu, iştahsızlığınız da iştahınızı, yaptığı yanlışları düşünerek enerji ve zamanınızı, sağlığınızı ve en önemlisi mutluluğunuzu o kişiye hediye etmiş olursunuz. Unutmayın nefret düşmanınıza değil, size zarar verir. O yüzden kendinize yapacağınız en büyük iyilik nefretinizi, kininizi bastırmak ve bu duyguyu yok etmek.

Sıkıntılardan Kurtulmak adlı yazımızın sonuna geldik. Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir