Üniversiteye Başlayanlara Tavsiyeler

Üniversiteler bir ay önce öğretimlerine başladı. Bu bir aylık zaman döneminde bir çoğunuzun “Ağabey üniversiteyi böyle hayal etmemiştim.” dediğini duyar gibiyim. Bir çoğunuz da üniversiteye başladığı zamanki heyecana sahip değil. Bu yüzden siz yeni başlayan üniversitelilere yönelik üniversiteye başlayanlara tavsiyeler konu başlığı altında edindiğim tecrübelerden çıkardığım sonuçları anlatacağım.

Hedefin olsun

Uzunca bir üniversiteye hazırlanma maratonundan sonra şuan ki üniversite eğitiminden boşluğa düştüğünüzü biliyorum. Çünkü lise sondaki sıkı çalışma temponuzda bir hedefiniz vardı. Ama şuan için bir hedefiniz yok. Bugünden itibaren hedeflerin olsun. Haftalık, aylık, yıllık hatta okul sonrası dönemi için planların olsun. Rahatlığa alıştığınızı biliyorum lakin hayat boşluk kelimesini lugatında bulundurmaz.

Hedefsiz insanlara çevresi hedef belirlemeye başlar. Bu yüzden de hedefsiz kişilerin hedefi ortalama olmak olur. Herkes gibi olağan, sıradan ve kullanılan bir insan profilinden bahsediyorum. Böyle olmak istemiyorsanız mutlaka planlar yapın. Bu planlar doğrultusunda yaşadığınız zaman yaptığınız işler sizlere daha da kaliteli gelmeye ve kendinize daha çok saygı duymaya başlayacaksınız.

Herkesleşmemeye dikkat edin.

Kütüphaneleri Kullan

Açıkçası üniversite zamanlarımda kütüphaneyi kullanmaya 2. sınıftayken başlamıştım. 3. ve özellikle 4. sınıfta yoğunca kullanmıştım. Son senede kütüphanede geçirdiğim onca saati düşününce keşke daha çok kullansaymışım diye pişmanlık duyuyorum.

Kütüphane ortamı o kadar keyifliydi ki. Gece her yer kapalı. Suyun bitiyor olandan istiyorsun. Yan masandaki kişi evde yaptığı keki getirmiş seninle paylaşıyor. Birinin not kağıdı bitiyor ve senden istiyor. Ya da birisi ales çalışıyordur, bu kişi anlar deyip soru soruyorsunuz.

Bu anları mutlaka yaşamalısınız. Bir kütüphane kültürünüz olsun. Özellikle sizler gibi arkadaşlarınızla giderseniz kütüphaneden daha çok keyif alırsınız. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum: Eğer kaldığınız yurtta yada kaldığınız evde çalışamıyorsanız kütüphaneler büyük nimettir.

Dersler Tek Başına Yeterli Değil

Üniversiteye gelene kadar sadece sana verilen bilgilerle yetindin. Yıllarca bir sürü ders gördün. Üniversite de de sistem aynı. O yüzden üniversitedeki 4 yılını not kasmaya çalışarak heba etme. Üniversitede hocanın o derse yönelik verdiği bilgiler %10’luk kısımdır. Geriye kalan %90’lık kısmı öğrenmek senin elindedir. Üniversite kendini geliştirme açısından mükemmel bir potansiyele sahiptir. Mutlaka ek olarak bilgi edinmeye çalışın. Günümüzde bir bilgiyi elde edebilmek çok kolay. Bunu kullanın.

Ders dışında yaptıklarınız sizi besleyecek ve yetiştirecektir. Sahip olduğunuz karakter okul sonrası yaşamınızda CV’nizden çok daha önemli olacaktır. Okulu sadece sertifikalar biriktirmek için kullanmayın. Sınavlara ezber yapmak için çalışmayın.

Kulüplere Katılın

Üniversite yıllarımda iyi ki yapmışım dediğim olgulardan biri kulüplere katılmaktı. Üniversitelerde onlarca kulüp var. Bunların arasında mutlaka sizi ilgilendiren kulüpler mevcuttur. Kulüplere katılmayan üniversite öğrencisi ben üniversite okudum diyemez. Bu durumun dershaneden bir farkı yoktur.

Üniversite okunulan yaşlar karakterin gelişimine katkı sağlayan en verimli yaştır. Bu yaşlarda mutlaka sorumluluk almalısınız. Sorumluluk sahibi bireyler olmanız okul sonrası dönemde işinize çokça yarayacak.

Üniversite zamanlarında sorumluluk almazsanız, tek derdiniz sınıfa gidip yoklama vermek olursa karakteri tam oturmamış, plan yapamayan, topluluk önünde konuşamayan biri olarak topluma karışırsınız.

İnsan gelişimine büyük katkı sağlayan öğrenci kulüplerine mutlaka katılın.

Ortamların ve İnsanların Çekiciliğine Kapılma

Üniversite okurken çokça havalı tipteki kişilerle karşılaşacaksın. İçinizdeki ses o kişilerin ve takıldıkları mekanların bayağa havalı olduğunu anlatacak. Emin olun o yaşları sadece eğlenceyle, goygoy yaparak, karşı cinse hoş görünmeye çalışmayla geçiren insanlar mezun olduklarında çok büyük bir boşluğa düşüyorlar. O güzel yaşlarınızda hata yapmaktan kaçının. Ortamınız ve çevresindeki kişiler hep kaliteli olsun.

Para Kazanın

Üniversite zamanlarında hem okuyup hem çalışmış birisi olarak harçlığınızı çıkarmanızı öneririm. İmkanınız varsa mesleğiniz ile ilgili bir işte çalışmanız çok daha güzel olur. Maalesef mezun olduğunuz da bir çok firma sizlere tecrübe durumunuzu soruyor. Mesleğinle ilgili olmasa da çalışmak her şekilde faydalı oluyor. Sorumluluk sahibi oluyorsun, zaman planlaması yapmaya başlıyorsun, paranı kendin kazandığın için doğru harcamalar yapıyorsun. Para kazandığın için de kendi sınırlarını kaldırabiliyorsun ve bence en önemlisi bir çok insan tanıma imkanı elde ediyorsun.

Yazımın sonuna gelirken şunu eklemek istiyorum. Bulunduğunuz zamanlar en güzel zamanlar. Faydalı işler yapın. Yapacak hiçbir şey bulamıyorsanız bir gün gidin yaşlıları ziyaret edin. Bir gün kimsesiz çocukları ziyaret edin. Bir gün kanser hastası çocukların oyun gününe katılın. Mutlaka bir şeyler yapın. Boş durmayın.

Üniversiteye başlayanlara tavsiyeler adlı yazımda sizlere tecrübelerimden edindiğim bilgileri anlatmaya çalıştım. Bir daha ki yazımıza kadar esenle kalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir